Haber Detayı
08 Ocak 2019 - Salı 01:03 Bu haber 202 kez okundu
 
Kadın & İslam 23.Bölüm
 
 
KADIN & AİLE Haberi


"Farklı mecraya nazarlarımızı çevirelim tefekküre ordan devam edelim" dedikçe üstün körü geçilemeyecek bir deryanın içinde olduğumu farkettim yeniden.. Gerçekten derin bir konu Kadın Mevzusu...Ümm/Ana olması hasebiyle zannediyorum arzdaki bütün meseleler Kadın üzerinden yazılabilir belki...Evet çünkü o bir Anne, o bir eş, o bir evlat, o bir yar/dımcı, o bir devlet!.. O (Kadın) topyekun toplumu doğuran sonra ihata eden-saran kuşatan, ısıtan, eğiten, ayağa kaldıran bir muallim/eğitmen/öğretmen...Yazdıkca gerçekten şükrü eda edilmekte aciz kalınacak yüce Rahman'ın değerli bir nimeti... Dediğim gibi "Kadın" ana fon olarak yazıda olması gerektiğinde o kadar çok husus zuhur ediyor ve beyinlere hücum ediyorki, dolayısıyla ele alıp işleme hususunda şahsımı zorlayan bir dizi oldu bu çalışma.. Kadın kavramıyla donatılacak bu araştırma yazımda kalemim aciz kalıyor.. Bu yüzden şimdiye kadar karaladığım bölümlerin hemen her biri aynı eksende fakat kendi yatağında çağlayan bir nehir gibi oldu. Her bir bölüm arşive birer makale olarak aktı... Bundan sonraki seyirde yine zannediyorum bir kaç makale tarzında yazarak sonraki bölümlerde Kelamullaha ziyadesiyle ağırlık verebileceğim.Yani Kadın profilini düzenli olarak ilgili Ayeti celileler ışığında, okumalarımla/ araştırmalarımla ve nihayetinde acizane algılarımdan yansıyacak yorum ve iktibaslarlada harmanlayıp çalışmamı işlemeye devam edeceğim ve Rahmanın izniyle kardeşlerimle paylaşıcağm inşaallah...Evet konunun seyrini değiştirmek istedim ilkin ancak "Hasib soracak" diyor kitab ve "sorduğunda hal nice olur?!" kaygısı yüklenince zihnime duygular ve endişeler harmanlanıp pür telaş dokunuyor parmaklarıma.. Rab Teâlâ; “Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda; “Hangi günah sebebiyle öldürüldü?” diye” buyurmuştu ya hadi burdan devam edelim yine...Ne düşerse artık Çağa/Kalem'e... 
 

______________________
 

"Diri diri toprağa gömülen/ler!"... Asırlar öncesindeki bu hitab aynı Celalle düşüyor çağıma...Ve hesap gününde; toplumsal meselelere kör, sağır ve dilsiz kalan insanların çetin bir muhasebeye tabi tutulacağını beyan ediyor Hesab gününün sahibi...O halde Âleme "Şahid" olarak tayin edilmiş "İslam ümmeti" olarak toplumsal sorunlara duyarsız kalmamız düşünülemez.. Çünkü hesap gününe iman etmiş bir toplumun bireyiyiz zira böyle iddia ediyoruz... Ahiret hesabının çok çetin olduğunuda yakiynen biliyoruz Kuran ile yakından hem hal isek şayet duyarsızlığımızdan, umarsızlığımızdan sadır olan meselelerin hesabının sorulacağına da inanıyoruz...
 

Bir toplumu "ifsad" etmek istiyorsanız toplumun gençliğini ifsad etmeniz yeterlidir. Aynı şekilde "ıslah" etmek istiyorsanızda toplumun gençliğini ıslah etmeniz büyük bir gelişim gösterecektir. Sağlıklı ve güçlü temeller üzerinde yükselecek toplumlar  genç beyinlerin toplumun hizmetinde olduğu toplumlardır. Şer odakları, toplumları ifsat etmek için çocuklarını ve gençlerini zehirlemeyi seçerler. İçki, kumar, fuhuş, esrar, eroin, müstehcenlik vb. illetlerin genç dimağları mefluç etmesi için yaygınlaştırırlar. Her türlü iletişim ve reklam aracını bu işe hasrederler. Bir ülkeyi hedefsiz kılma ve geleceğinden emin olmayan bir konuma çekme telaşında olan bu güçler, genç kuşakları iğdiş edip akim bırakmakla beraber, toplumun ana gövdesini oluşturan ve ailenin temel direği olan kadını da anne olma fonksiyonundan  uzaklaştırarak cinsel ve tinsel bir metaya dönüştürme çabasına girerler. Böylelikle toplum ifsat olup  nesil ve hars bozguna uğramış olur. Bu projelerin sahibi olan odakların hedefinde o toplumun maddi ve manevi değerlerini talan edip rant devşirmek vardır.
 

Bir toplum ancak ifsad olunca, her bir değerini talan etmek kolaylaşacak, sömürü düzeninin bir payandası olmaktan kurtulamayacaktır. Ancak bu durumda ensesinde boza pişiren sülüklerin gazabına uğrayıp her türlü acıyı çekecek duruma düşer. Yoksa sağlıklı bireylere ve güçlü ailevi ilişkilere sahip bir toplumun talan edilmesi, sömürülmesi, bir  takım çirkin tezgâhlara payanda kılınması mümkün olmaz. Sokağa terk edilen, anasına, babasına keza inancına isyan eden nesillerin neden ve nasıl bu hale getirildiği sorulduğunda ne cevap vereceğiz? Eğitim ve öğretim metodlarımızdan neşet eden bozguncu  neslin hesabını nasıl vereceğiz? Bizden kaynaklanan problemlerden hareketle heder olan nesillerin hesabını verebilecek miyiz? Fuhuş sektörüne terk edilerek diri diri gömülen kızlarımızın, esrarın pençesinde uyuşturucu baronlarının para kazanma aracı kılınmış gençlerimiz, kumar, içki ve faiz sarmalında ömür tüketen zavallıların hesabı sorulduğunda ne diyeceğiz? Bu durumda hiç mi  sorumluluklarımız yoktur?
 

Var tabii ki. Öncelikle sorumluklarımızın farkında olmalıyız. Farkında olmak için de vurdumduymaz olmuş ve bana değmeyen yılan bin yaşasın anlayışının zehriyle duyarsız kalmış bir toplum olmaktan kurtulmalıyız. O halde silkinme ve yeniden yapılanmaya giderek neslimizi ve nefsimizi cehennemi ızdırapların girdabında boğulmaktan kurtarma mücadelesi vermeliyiz.Neslimizi ve nefsimizi, geldiği zaman yalnızca içimizdeki beyinsiz zalimleri kuşatmayacak ve topyekûn  hepimizi helake götürecek fitne gelmeden terbiye ve tezkiyeye tabi tutmalıyız.... İşte işin bu noktasında Lokman’ın (as) oğlunun şahsında bizlere telkin ettiği ilkeleri çok iyi tahlil etmeliyiz. Neslimizin eğitimini Lokman’ın altını çizdiği bu ilkelerden hareketle sağlamalıyız...Öyleyse haydi! bu şifa ve şefkat muhteviyatlı ,vede eğitimde yapı taşı olan Ayet'lerle bitirelim bu bölümüde...

 

13- Ve Lokman oğluna öğüt vererek, vaaz ederek şöyle demişti: Ey Yavrucuğum! Allah'a şirk, ortak, eş koşma!! Muhakkak ki şirk, Azîm: çok büyük, dehşet bir zulümdür, haksızlıktır"!

14- Ve Biz insana; Anne babasını himayeyi, vasiliği, korumayı önerdik, emir ettik, öğütledik, Farz kıldık! Onu, annesi günden güne ağırlaşan, zorluk üzerine zorlukla, zayıflık üstüne zayıflıkla yüklenip taşımıştır! Ve onun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. O halde Bana şükret, anana-babana teşekkür et. Dönüş Bana'dır.

15- Ve.. Eğer o ikisi seni hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi, Bana şirk koşman, eş-ortak koşman için seninle mücâdele ederlerse, seni zorlarlarsa, sana bu yönde çaba-gayret harcayacak olurlarsa; Artık onlara itaat etme! Fakat, O ikisine  dünyada iyilikle sahip çık, iyi geçin, güzel ve nazik davran! Ve.. Bana yönelenlerin yoluna uy! Sonra dönüşünüz ancak Banadır! O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

16- Yavrucuğum! Muhakkak ki o, eğer bir hardal tanesi kadar bile olsa... Ve o bir kaya içinde veya göklerde veya arzda, yeryüzünde gizlense, yine de Allah onu meydana çıkarıp-getirir! Çünkü Allah Latîf'tir: En ince, en gizli olan şeyleri bilendir.. Habîr´dir: Herşeyden haberdardır.

17- Yavrucuğum! Salâtı, namazı ikame et, iyiliği emret! kötülükten, münkerden sakındır, nehyet : yasakla, mani ol, men et! .. Ve.. Başına gelen, sana isabet eden şeylerle mücadele et : direniş göster, gögüs ger, gayret et, sabret! Çünkü bunlar, muhakkak ki azmedilmesi, kararlı olunulması, mutlaka yapılması gereken işler, eylemler, davranışlardır!

18- Ve...insanlardan yüzünü, yanağını çevirme. Ve... Yeryüzünde Böbürlenerek, kendini beğenerek, kibirlenerek, çalımlı çalımlı bir gurura kapılarak, kasılarak, ululanarak, övüne övüne yürüme, küstahça gezip durma!... Muhakkak ki Allah çalımla yürüyüp övünenleri, kendini methedenleri, ululuk taslayan "Küstahlar güruhunu" sevmez!!

19- Ve.. Yürüyüşünde Vasat bir yolu: orta bir yolu tut, mütevazi ol, vakarlı ol, dengeli ol, ölçülü ol, mu'tedil ol, tabii-dogal ol!... Ve sesini alçalt: kıs, yüksek perdeleri eksilt, sesini ayarla, bağırarak, konuşma!.. Muhakkak ki seslerin en çirkini, en nekiri, elbette eşeklerin sesidir!


•Bir sonraki bölümde sokaklara uzanalım bir tefekkür tadında yine.. Ve Malcolm'un deyimiyle "SOKAKLARA SAHİP ÇIKALIM...!"
 

Ruveyda Çelik

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Kadın, &, İslam, 23.Bölüm,
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
Kadın & İslam 22.Bölüm
Kadın & İslam 21.Bölüm
“Yoksa Onlar Cahiliye Hükmünü mü İstiyorlar?"
Kadınların İstihdamı Üzerinden İfsad Edilmek İstenen İslam Toplumları
Kulluk Ve Özgürlüğün Simgesi "Başörtüsü"
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -8-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -7-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -6-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -5-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -4-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -3-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -2-
İfsad Tuzağındaki Aile Ve Kadın -1-
İslam'da Kadın -2-
İslam'da Kadın -1-
Mahremiyet...
Şeytanın Giremeyeceği Evler 21.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 20.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 19.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 18.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 17.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 16.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 15.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 14.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 13.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 12.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 11.Bölüm
Kadın & İslam 20.Bölüm
Kadın & İslam 19.Bölüm
Kadın & İslam 18.Bölüm
Kadın & İslam 17.Bölüm
Kadın & İslam 16.Bölüm
Kadın & İslam 15.Bölüm
Kadın & İslam 14.Bölüm
Kadın & İslam 13.Bölüm
Kadın & İslam 12.Bölüm
Kadın & İslam 11.Bölüm
Kadın & İslam 10.Bölüm
Kadın & İslam 9.Bölüm
Kadın & İslam 8.Bölüm
Kadın & İslam 7.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 10.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 9.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 8.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 6.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 5.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 4.Bölüm
Kadın & İslam 6.Bölüm
Kadın & İslam 5.Bölüm
Kadın & İslam 4.Bölüm
İslamda Toplum Ve Aile Düzeni 3.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 3.Bölüm
Kadın & İslam 3.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 2.Bölüm
İslamda Toplum Ve Aile Düzeni 2.Bölüm
Kadın & İslam 2.Bölüm
Şeytanın Giremeyeceği Evler 1.Bölüm
Kadın & İslam 1.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Değer verdiklerin arasında Değersiz metalar olmasın, Samiriyi Samiri yapan Metaya verdiği değerdi...!!


HİKMET/HADİS
Said İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatü vesselam) buyurdu ki: "Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz." { Tirmizi, Birr 33, (1953). } Yine Tirmizi'de, Cabir İbnu Semure'den gelen bir başka rivayette, Resulullah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurur: "Kişinin çocuğunu bir kerecik terbiye etmesi, onun için bir Sa' miktarında yiyecek tasadduk etmesinden daha hayırlıdır."


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,