Haber Detayı
26 Ekim 2018 - Cuma 00:26 Bu haber 231 kez okundu
 
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -10-
 
 
Kavramlar Haberi


İçerimizdeki tapınaklar, derunumuzda biriktirdiğimiz milyon putlar...Heva ve istek ve arzularımızın şekillendirdiği, icat ettiği, kendi ellerimizle yontup ve dahi besleyip büyüttüğümüz putlar...Hayatın her geçen anıyla; diğerlerine birini daha eklediğimiz canlı- cansız, etten- taştan, soyut- somut putlar...Öyle ki puthaneye dönüşen gönüllerimiz günbegün kalabalaşıyor ve nezih-temiz-çocuk kalbimiz; makam, servet, şöhret ve daha pek çok şeyin ihtirasıyla kirleniveriyor. Safiyetini yitiriyor, cevherini zayi ediyor gönül kasamız...Ve bu kirlilik zamanla had safhaya ulaşıyor. Akabinde bir virüs gibi yayılıyor beden hanemize ve artık idraki köreliyor Ahsen-i takvimin...Ve anlamsız-guraba bir keyfilik alıp başını gidiyor... Hasar büyüdükçe Basar'ı zarar görüyor insanın, yani basireti /idraki bağlanıveriyor...
 

Çünkü bu kirliliğe rağmen Hakikate sırtını dönen insan kendini adeta tanrılaştırıyor... Tarihin her döneminde yaşanmış bu safha safha tırmanan basiret köreltisi, idraksizlik... Allahın şerefli mahluk olarak özelleştirdiği insan bulunduğu baki ve asıl makamın idraksizliğinde ve kalbinde yatan cevherin açığa çıkartılmayışında düçar oluveriyor fakirliğe...Ancak geçici bir makam ve servete ulaştırılınca kendini müstağni görüyor yine aynı insan. Hayat standardı yükseldikçe,kendini ölümsüz addediyor küçük dağları ben yarattım hissine kapılıveriyor adeta.Günümüz toplumu bu akıbetin zirvesine ulaşmış bulunuyor. Yaşama tarzı, felsefesi ve anlayışıyla kendini ne denli tanrılaştırdığını ortaya koyuyor insanlar. Tuğyan ve istiğnanın en sapkın örneği bu. Yani Allah’ı tanımazlığın veya yok farz edişin...Yani azgınlığın ve kendi kendine yeterliliğin...Yani kendinden başka her hangi bir varlığa ihtiyaç duymayışın... Böyle olduğunda Kur’an’ın şu hakikati daha beliğ oluveriyor.
 

“İnsan, tuğyâna düşer. Kendini müstağni görerek. Halbuki dönüş Rabbinedir.” (Alak -6,7)
 

İşte bu "keyfiyetin" Kur’anî ifadesidir "heva"... İnsanın sınır tanımaz istek, arzu ve şehevi eğilimlerini anlatan bir kelimedir bu...Ve Kur’an sıklıkla zemmeder/kınar-kötüler-yerer heva'ya uymayı. Bunun bir şaşkınlık, bir sapkınlık olduğunu ifade eder Rahman... O halde İnsan kendi kendine yeterli olduğunu zannetmeye dursun, kendini müstağni görmeye görsün, hevasını tanrılaştırıverir...Hevasını yegane referans görüp aklını, ihtiraslarını putlaştırır...Kendini ilahi emirlere karşı lâyüs’el kılar, yani yaptıklarından sorumsuz; yüce bir otoriteyi, onun koyacağı sınırları lüzumsuz görür. Hatta öyle ki bunu özgürlüğünün bir kısıtlanması, hayatına bir müdahale olarak addeder... Oysa işlediğinden sorguya çekilmeyen çekilemeyecek olan yalnız Allah'dır.Zira O "Lâ-Yüs'el Ammâ Yef'aldir."Evet yaptığından sorumlu tutulmayan ancak Allah'dır... Bütün acizliğiyle insanın tanrılığa soyunması şaşılacak bir şey dir... Kur’an’da insanın bu hali acıklı bir manzara olarak tasvir edilir ve “Nefsinin arzularını kendisine ilah edinenin haline hiç baktın mı?” (Furkan-43) buyurur Rahman...Bir sarsıcı soru kipindedir ilahi beyan ama hakikatinde ciddi bir kınamadır...
 

Böyle bir işin abesliğini insan beynine sokmaktadır bu sarsıcı kelam.. Evet, böyle bir kimseye ilahi hakikatlerin ulaşabileceği bir menfez kalmamıştır.Bütün hassaları, alıcıları, frekansları bir süveyda ile (siyah nokta) kaplanıvermiştir... İlahi aydınlığa kapanıvermiştir.. Çok zordur böyle bir kişinin doğruyu bulması. Ve bu kimse onurunuda kaybetmiştir... Onu insan yapan gerçek değerini yitirmiştir... Hevaya uymak, kitap tanımazlığın bir neticesidir... İlahi ikaz ve beyanların terbiyesiyle kendini, içindeki cevheri gıdasız bırakanların hazin akıbetidir heva ve heves girdabında boğulmak... Allah'ın beyanlarını insan arkasına atmışsa, bunun sonucudur hevayı öne çekip ilah edinmek... Kur’an’ı inkar eden bir toplum kendi keyfine /hevasına uymuştur, fakat İlâhi talimatları devre dışı bırakarak aslen kendilerini Rahmetden diskalifiye etmişlerdir...Silkinişe geçilmediği sürecede doğru yola iletilmeleri ve Rahmeti yeniden solumaları na mümkündür...Zira sapak bir yola yüzlerini çevirerek Rabb'den yüz çevirmiş/ O na sırt dönmüşler ve hevalarını kıble edinmişlerdir... Gerçi ilahi çağrılar kitab aracılığyla can tenden çıkıncaya kadar devam eder, fakat çağrıya icabet etmemekte inadi olarak diretenlerin ise hal ve akıbeti aynı kitabta şöyle ifade edilir...
 

"Eğer sana cevap vermezlerse bil ki onlar, keyiflerine uyuyorlar. Allah'dan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir? Elbette Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez." (Kassas 28/50)
 

Bu sözler-ihtarlar-çağrılar-davetler kıymetli bir Kitabın işaret taşlarıdır... Kitabın olmadığı kalpte, nefsani arzuların kışkırtıcılığı vardır... Ayetlerin arındırmadığı bir nefis; ihtiraslarının, hayvani temayüllerinin kurbanı olmuştur.. Süfli arzularının peşinden sele kapılan bir çer- çöp gibi sürüklenip gitmiştir... Heva'ya uymak, cehaletin bir ürünüdür... İlimden, hikmetten, irfandan nasibi olmayan bir insan başka türlü nasıl davranır ki? Çünkü ilmi olan birinden aczinin farkında olması, ilâhi emirlere boyun eğmesi beklenir... Gerçi kimi zaman, ilmi de geri plana atar insan, ve dünyevi menfaatlerin büyüsüne kaptırır üç kuruşa satar ilminide dininide hasılı kendinide/özünüde..Nefsani istek ve arzuları ağır basar çok defa...Ve çok defa zulmete imza atar insan...
 

"Hayır! Zulmedenler, zalimler, haksızlık edenler, zulüm işlemeye şartlanmış olanlar; hiç bir bilgiye, ilme dayanmaksızın, arzularına, hevalarına,tutkularına,ihtiraslarına,keyiflerine uymuşlardır.Allah'ın dalâlette bıraktığına kim yol gösterecek? Kim hidayete, doğru yola erdirecek? Kim onlara yardım edebilecek? Onların hiç bir yardımcıları yoktur! Onlara yardımcılardan eser de yoktur" (Rum -29)
 

Kur’an’daki şu misalde çok anlamlıdır:
 

“Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz adamın kıssasını da anlat; o, âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu. Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü...” (A’raf -175,176)
 

İliminde çok defa yetemeyeceğini resmeden bir ayet bu aslında... "kendisine âyetlerimizi sunduğumuz adamın kıssasını da anlat" diyor Rahman yukardaki ayetle, ki hatırlayacağımız üzre bu kıssaya atıf yapan Rahman; dikkatlerimizi burda geçen kimsenin ilimle donatıldığını beyan ediyor...İsrail Oğullarından alim bir kimse olduğu söylenir bu zaatın... Adı Belam b. Ebr veya Baûra olarak biliniyor... Allah ona ilim irfan vermiş, gizli ism-i azamını öğretmiştir ama bu kimse gün gelmiş dünyevi çıkarları için bütün bunları sırtına atmış, veya ayak altına almış çiğneyip geçmiştir... Hz. Musa’ya veya Hz. Yûşa’ya destek olacağı yerde zalimlere kanat germiş ve arka çıkmıştır... Yani dünyevi menfaatini putlaştırmış, heva ve heveslerini tanrılaştırmıştır... Nihayetinde ise lanetlenmiş, zelil gömleğini sırtına geçirivermiştir...İlmide ona yeterli gelmemiş ve yükseltilmiş iken alçak bir duruma düşmüştür...
 

Kur’an, bu söz konusu kıssada isim vermiyor... Çünkü bu tür insanların her dönemde görülebileceğine işaret ediyor ilahi beyan...Bu gün de bu tür zevata fazlasıyla rastlanır...Rahman ona katından furkanı işaret etmiştir, yahut donatıvermiştir kendisini lutfuyla ve ilim -irfan yüklemiştir dimağına, fakat bu kimseler bunu dünyevi çıkarları için kullanma gafletine düşmüşlerdir... Gün gelmiş sıyrılıp çıkmışlardır bu hüviyetlerinden.. Şöhretin verdiği sarhoşlukla, ayakları kayıp gitmiştir. Öyleki dillerinden sarkan bilgi & irfan; ufukları genişletmek, çağlara ışık tutmak yerine salyalara dönüşüvermişte bu "kuru kuruya ilim" şahsını köpekleştirmştir.. Evet, ilimin kıymeti kadri böylece gadre dönüşmüştür.. Ve diğer yandan yine kitap tanımazlığın ve cehaletin savurduğu milyonlarca insan vardır ki modern zamanların daha çok kazanma, daha çok tüketme büyüsüne kapılmıştır bu koca bir güruhta!... Heva ve heveslerinden başka kutsal tanımayan kalabalıkların birer parçası oluvermişlerdir... İnsanın sömürülmesi, kadının istismarı, çocukların canlı canlı katline sebep olan kalabalıkların arasında yerlerini almışlardır....! Yukarda geçen aynı soruyu Kur’an bir başka yerde tekrarlıyor ve yeriyor!
 

Hevâ ve Hevesini, kendi kendini, nefsini ilah edinenleri gördün mü, anlayabildin mi?!! Allah onu : Bilenlerden, bilgililerden, ilimlilerden, alimlerden olmasına rağmen, o alim tipleri Ayetlerden: Allah'ın Belgelerinden, delillerinden, alâmetlerinden, işaretlerinden, göstergelerinden, nişânelerinden, derslerinden, kanıtlarından, ibretlerinden, mucizelerinden, ögütlerinden bir şeyler ögremiş olmalarına rağmen sırf bu ilimle, bu ögrendikleri bilgileri "ittihaz" etmeye yöneldikleri icin: Gercekte bilgimize , ilmimize dayanmaksızın ve gercegimizi "saptırmak için" bu ögrendiklerini eğlenceye alanlar, alay konusu yapanlar, gercegi gülünç duruma düşürmek için asılsız, faydasız, boş, amaçsız, lüzumsuz, bayağı lafları , söz eğlencelerini ürettikleri icin, ayetlerimizi oyun ve eglence edindikleri icin ve "Hevâ ve Heves'e" endeksli tekliflere "ittiba ettikleri"; Tabi olduklari icin: İttiba merkezini; Tabii olup üzerinde yürümekle emrolunduklari dogru yolunu,orjinal yolunu terkettikleri icin... "Heva ve Heves Üzre Tekliflere": Vahye yaslanmayan her tür cahili fikre... Keyfi isteklere, tutkulara, arzulara, mesnetsiz görüşlere, çarpık dileklere, vehim dolu nefsi taleplere, aşk kelimesiyle süslenen sapmalara, zevklere, düşkünlüklere, kendini yeterli bulmaya yönelen övünme ve İfti­har etmelere, şahsî arzu ve ihtirasları vahyin önüne gecirme gayretine, bir ırmakta sürüklenen cöp gibi cahiliyeye kendilerini sürükleyen ve hic bir vahyi temeli olmayan uçuk - kaçık batini söylemlere, dünyada sahibini uçurumlara, cehennemde ise cehennem çukuruna yöneltecek olan ilimsiz ve fıtrata ters sunulan ögretilere, sapıklık içinde tarikler, yollar kurup ayinlerini ibadet zannedenler, sacmalayanlar, kendini vahyin önünde zannedip nefislerini ilahlar edinenler, ilim ehli olduktan sonra ben merkezci davranarak kendine mutlakiyet yükleme ile kendi kendini ilah edinen ve kalbini, kulağını bizatihi elleriyle gercege mühürleyenlerden, dini az bir ücretle, nefsi ugruna harcayanlardan olduklari icin böyle tipleri Allah, "Mûdil" Dâlalet üzre sapıklardan saymıştır!!" (Casiye-23)
 

Kitab'a göre insanın heva & nefsani arzularının sürüklediği sapkın azgın nehirden uzaklaşması en büyük erdemdir... Dünyada huzur ve saadeti, ukbada en büyük mükafâtı celbedecektir bu erdem...Şu hatırlatma sinemizdeki cevheri yeniden kıpırdatmaya vesile olsun...
 

“Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi de heva-istek ve tutkular-dan sakındırırsa, kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.” (Nâziât-40,41)
 

Ruveyda Çelik

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Orjinal, İslam'da, Put, , Ve, Putcu'luk, -10-,
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -40-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -39-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -38-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -37-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -36-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -35-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -34-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -33-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -32-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -31-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -30-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -29-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -28-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -27-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -26-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -25-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -24-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -23-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -22-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -21-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -20-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -19
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -18-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -17-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -16-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -15-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -14-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -13-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -12-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -11-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -10-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -9-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -8-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -7-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -6-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -5-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -4-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -3-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -2-
Kur'an da Şahid - Şehid - Şehadet Kavramları -1-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -13-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -12-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -11-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -9-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -8-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -7-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -6-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -5-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -4-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -3-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -2-
Orjinal İslam'da Put Ve Putcu'luk -1-
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 81.Bölüm (Son)
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 80.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 79.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 78.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 77.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 76.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 75.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 74.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 73.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 72.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 71.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 70.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 69.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 68.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 67.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 66.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 65.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 64.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 63.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 62.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 61.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 60.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 59.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 58.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 57.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 56.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 55.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 54.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 53.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 52.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 51.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 50.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 49.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 48.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 47.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 46.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 45.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 44.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 43.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 42.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 41.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 40.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 39.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 38.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 37.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 36.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 35.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 34.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 33.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 32.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 31.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 30.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 29.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 28.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 27.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 26.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 25.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 24.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 23.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 22.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 21.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 20.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 19.Bölüm
Kaybolan Kavramlar -5-
Kaybolan Kavramlar -4-
Kaybolan Kavramlar -3-
Kaybolan Kavramlar-2-
Kaybolan Kavramlar-1-
Zan Nedir? 30. Bölüm
Zan Nedir? 29. Bölüm
Zan Nedir? 28. Bölüm
Zan Nedir? 27. Bölüm
Zan Nedir? 26. Bölüm
Zan Nedir? 25. Bölüm
Zan Nedir? 24. Bölüm
Zan Nedir? 23. Bölüm
Zan Nedir? 22. Bölüm
Zan Nedir? 21. Bölüm
Zan Nedir? 20. Bölüm
Zan Nedir? 19. Bölüm
Zan Nedir? 18. Bölüm
Zan Nedir? 17. Bölüm
Zan Nedir? 16. Bölüm
Zan Nedir? 15. Bölüm
Zan Nedir? 14. Bölüm
Zan Nedir? 13. Bölüm
Zan Nedir? 12. Bölüm
Zan Nedir? 11. Bölüm
Zan Nedir? 10. Bölüm
Zan Nedir? 9. Bölüm
Zan Nedir? 8. Bölüm
Zan Nedir? 7. Bölüm
Zan Nedir? 6. Bölüm
Zan Nedir? 5. Bölüm
Zan Nedir? 4. Bölüm
Zan Nedir? 3. Bölüm
Zan Nedir? 2. Bölüm
Zan Nedir? 1. Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 18.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 17.Bölüm
A'dan Z'ye Küfür & Tekfir 16.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 79.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 78.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 77.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 76.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 75.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 74.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 73.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 72.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 71.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 70.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 69.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 68.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 67.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 66.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 65.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 64.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 63.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 62.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 61.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 60.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 59.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 58.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 57.Bölüm
Muhafazakârlık
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 56.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 55.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 54.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 53.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 52.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 51.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 50.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 49.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 48.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 47.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 46.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 45.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 44.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 43.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 42.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 20.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 19.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 18.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 17.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 16.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 15.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 14.Bölüm
A'dan Z'ye Bel'am Nedir? Kimlerdir? 13.Bölüm
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Değer verdiklerin arasında Değersiz metalar olmasın, Samiriyi Samiri yapan Metaya verdiği değerdi...!!


HİKMET/HADİS
Said İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatü vesselam) buyurdu ki: "Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz." { Tirmizi, Birr 33, (1953). } Yine Tirmizi'de, Cabir İbnu Semure'den gelen bir başka rivayette, Resulullah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurur: "Kişinin çocuğunu bir kerecik terbiye etmesi, onun için bir Sa' miktarında yiyecek tasadduk etmesinden daha hayırlıdır."


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,