Haber Detayı
25 Temmuz 2019 - Perşembe 00:09 Bu haber 130 kez okundu
 
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 24
 
 
Râmazan İklimi Haberi



 

 SECDE ET VE YAKLAŞ!  (5)

Secdenin Önemi:
Secde, namazın en önemli hareketidir. Secde; ibadetin, kulluk tavrının özü ve esasıdır. Kur’an-ı Kerim, secde edenleri övmektedir

"Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü'minleri müjdele." (Tevbe, 112)

Peygamber'e uyan ve O'nun Allah katından dini benimseyip yaşayan sahabelerin ve mü’minlerin yüzlerinde secde izleri vardır... Onların mü’min oldukları neredeyse alınlarındaki secde izinden belli olur.

"Onları rükûa varırken, secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rızâ isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır." (Fetih, 29)

 



Allah'a her yerde secde edilebilmekle birlikte, secde/ibadet için özel yapılar da söz konusudur...Bu konuyla ilgili ayette, secdenin/ibadetin sadece Allah'a yapılması vurgulanmaktadır:

“Mescidler (yahut mescedler/secdeler veya secde âzâları) yalnızca Allah’ ındır. Öyleyse Allah ile beraber başka bir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin!” (Cinn, 18)

"Mescid", secde edilen yer demektir. Bu anlamda bütün yeryüzü bir mescittir. Çünkü yeryüzünün her tarafında Allah’a secde edilmektedir. Ancak mescid denilince, genellikle cemaat halinde topluca namaz kılınan yerler, şimdiki câmiler, namazgâhlar akla gelir. Bu ayette (Cinn, 18) geçen ‘mescid’in çoğulu mesâcid kelimesini ‘mesâced’ şeklinde okuyanlar da bulunmaktadır. ‘Mesâced’, ‘mesced’in çoğuludur ve anlamı secde yerleri demektir. Dolaysıyla âyeti şöyle de anlamak mümkündür: Secdeler ve secde yerleri, yani alın, burun, eller, dizler ve ayaklar Allah’a aittir. Onları yaratan O’dur. Öyleyse O’nun yarattığı uzuvları (organları) O’ndan başkasına secde ettirmeyin, yalnızca O’na secde edin.

 



İbni Abbas’tan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.s.) buyurdu ki:

“Yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum. Bunlar, alın, -eli ile burnuna işaret etti-, iki el, iki diz ve iki ayak (ucudur).” (Müslim, Salât 231, Hadis no: 491, 1/355; Ebû Dâvud, Salât, Hadis no: 891, 1/235; S. Buhâri, Tecrid- Sarih Terc. 3/847-848)

Allah’ın yarattığı organlar O’na şükretmek ve O’na itaat etmek O'na secde etmek yolunda kullanılmalıdır. Secde, kulun şükrünün en yüksek makamıdır. Kul secde ile itaatın, saygının, ilâhî sevginin, huşû’nun en yücesine çıkar...Kulun Rabbine en yakın olduğu hal, secde halidir. Kişi secdesi ile Rabbinin katında derece kazanır...Secde edenler, Allah’ı hakkıyla ta’zim ederler...Yüce Allah'ın yarattığı bu vücut organları, yine Allah'ın yarattığı âciz yaratıkları tâzim etmek için kullanılamaz. Bu, Yaratıcı'ya karşı nankörlük ve küfür demek olur. Allah'tan başkasının huzurunda saygıyla divan durulamayacağı gibi, kula kulluk etmek için rükû ve secdeyi hatırlatan, çağdaş tapınmalar, reveranslarda da bulunulamaz. Bu tür davranışlar, eşref-i mahlûkat için bir züldür, alçalmadır.

 


 

Şurasının altını çizmek gerekiyor ki âlemlerin Rabbi Allah’a samimiyetle secde edenler, Allah’ın dışında hiç bir varlığın, makamın, çıkarın, gücün önünde boyun eğmezler. Başlarını dik tutarlar, haysiyet ve şereflerine sahip olurlar. İnsanlık onurlarını âciz, güçsüz ve zorba karakterli varlıkların önünde beş paralık etmezler.Allah'a gerçek anlamda ve gereği gibi secde eden kul, kula kul olmaktan kurtulur..Mü'min, en şerefli organı olan yüzünü, insanların üzerinde gezinip tepindikleri toprağa sürerek, kendisini işte o topraktan yaratan Yaratıcı'nın karşısında ne kadar basit ve âciz olduğunu hatırlar. Mü'min, yalnız yaratıcısı Allah'ın huzurunda zelil hisseder... Allah’ın karşısında secde etmeyenler, ancak ‘kibirli’, ‘burnu havada’ olan kimselerdir. Onlar Allah’a secde etmeyi gururlarına yediremezler, ama her türlü çıkarın, dünyalık makamların ve zorba yönetimlerin önünde eğilirler, aşağı bir seviyeye düşerler. Küçücük bir menfaat için ya da az bir çıkar veya maaş uğruna üstlerine süklüm-püklüm olurlar. Allah'ın kendisine secde emrinden kaçınanlar, kula kulluk için emre âmâdedirler. Bunlar, halk deyimiyle "emir kulu"dur; âmirleri kim olursa olsun, hazırola geçmeye, boyun eğmeye, kulluk göstermeye (secdeye) hazırdırlar.

Rabbimiz, kendisine secde etmeye yanaşmayanları çeşitli şekillerde rezil ve rüsvay eder, burunlarını sürter, onlara hiç bir izzet ve şeref vermez. Insanların huzurlarında secdeye kapanmalarını veya secde eder gibi eğilmelerini isteyen sultanların veya onlar gibi davranananların bu haline Allah (c.c.) gazap eder....Allah'ın önünde eğilmeyen insan, gönlündeki putları deviremez, küfrün belini kıramaz. Secdeden kaçınan insanın yoldaşı, secdeden kaçınanların ilki olan şeytandır...Secdede asıl olan, kalbin bütün ilgilerden arınarak Allah'a yönelmesi, samimi bir teveccüh ile O'na bağlılığını ve itaatini arzetmesidir...Secdesi çok olanlar, yani sâcidîn ve ‘süccâd’ olanlar, yeryüzünü tertemiz mescid haline getirenler, Rablerinin katında yüceldikçe yücelirler...Allah, kendisi için tevâzu gösterenleri, başını secdeye koyanları aziz kılar, yükseltir. Sadece Allah'ın huzurunda eğilip O'na secde edenler, bir anlamda ‘mirac’a çıkarlar. Zaten namaz mü’minin miracı değil midir?...'Rükû’su ve 'secde'si uzun tutulan namazlar daha faziletlidir. Bu iki makamda edilen dualar ve kunutlar kabul edilmeğe daha yakındır. Bundan dolayı mü’minler secdede çok dua ederler ve Allah’ı çokça tesbih ederler....

ALLAHIM SEN BİZLERİ HAKKIYLA SECDE EDEN KULLARINDAN ET...

 

Haddini Bilen Adam
 


 

Kaynak: Editör:
 
 
 
Etiketler: Ramazan'ı, Din, -, lenerek, , Değerlendirelim, 24,
Haber Videosu
Yorumlar
Diğer Haberler
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 27
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 26
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 25
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 23
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 22
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 21
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 20
Hayatı Ramazanlaştırmak 12
Hayatı Ramazanlaştırmak 11
Hayatı Ramazanlaştırmak 10
Adanmış Kelimeler 6
Fecr-i Sadık Ve Fecr-i Kazib'den Kasıt Nedir?
İmsak Ve Sahur Vakitleri
Hayatı Ramazanlaştırmak 9
Hayatı Ramazanlaştırmak 8
Hayatı Ramazanlaştırmak 7
Hayatı Ramazanlaştırmak 6
Hayatı Ramazanlaştırmak 5
Hayatı Ramazanlaştırmak 4
Hayatı Ramazanlaştırmak 3
Hayatı Ramazanlaştırmak 2
Hayatı Ramazanlaştırmak 1
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 19
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 18
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 17
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 16
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 15
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 14
Adanmış Kelimeler 5
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 13
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 12
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 11
Adanmış Kelimeler 4
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 10
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 9
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 8
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 7
Adanmış Kelimeler 3
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 6
Adanmış Kelimeler 2
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 5
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 4
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 3
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 2
Ramazan'ı Din - lenerek Değerlendirelim 1
Mübarek Ramazan
"Adanmış Kelimeler" 1
Orjinal İslam Yazarları
Misafir Kalemler
En Çok Okunanlar
ASR'A DÜŞEN SÖZLER
Bizler kendi egolarımızın pirim yapması için mücadele ederken, dışımızdaki tüm müsteşrikler ittifak etmiş ayrımsız bizi vuruyor...Senin söylediğin doğru, benim dediğim doğru tartışmaları ve kutuplaşmaları devam ettikce vurulmaya devam edeceğiz...


HİKMET/HADİS
Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatü vesselam) buyurdular ki: "Kimin yanında fazla hayvan varsa, onu hayvanı olmayana versin. Kimin de fazla azığı varsa onu azığı olmayana versin." Resulullah, bazı mal çeşitlerini bu suretle saymaya devam etti. Öyle ki, bizden hiç kimsenin (yol sırasında) herhangi bir fazlalıkta hakkı olmadığı düşüncesine vardık." {Müslim, Lukata 18, (1728); Ebu Davud, Zekat 32, (1663). }


Tarihe Göre Ara
Orjinal İslam Arşivi

dizin

,